esmer kadın |
hayatını hislerine göre yaşayan bir kadın. |
Karar verdim ki kimseyle konusamadiklarimi bi sekilde anlaticam. Sadece paylasicagim yer burasi mi olur bilmiyorum. Hepsi ses kaydi olmali. Konusmali, anlatmali icindekileri, susmamali…
Ne dersen de. Yazi yazmani bekliyorum.
(via animalia)
Hepimiz pornocuyuz. İnternete porno aşkıyla yanıp tutuşarak giriyoruz. Sevgili (!) devletim, ne olur porno siteleri elimizden almayın. Ne yaparız sonra? Yahu bu nasıl iştir? Bir devlet halkına neden evcil hayvan muamelesi yapar? Verdiği komutları öğrenip ‘göster amcalara pipini’ dediğinde pipimizi göstermek üzere programlanmaya çalışılıyoruz. Türkiye, beyninin etrafı çitlerle çevrili bir ülke haline geldi. Her geçen gün çemberi daralan içler acısı bir ülke. Vicdan hürriyeti kan ağlıyor. Özgür irade yoğun bakımda. Hiçbir otorite, hiçbir hükümet, hiçbir güçler birliği, benim bilgi edinme, vakit geçirme ve eğlenme hürriyetime darbe yapamaz. Bunu hiçbir mantık kabul etmez. Demokrasinin (!) egemen olduğu hiçbir ülkede böyle bir ortadoğulu yasanın bahsi edilemez. İstirham ediyorum oy kullanın. İstirham ediyorum 12 Haziran’ı kaçırmayın. İstirham ediyorum aklınızı başınıza toplayın!
Not: Reblog yapabiliyorsanız geri durmayın lütfen. Bir kişi daha farkında olursa Türkiye oksijeni bol bir ülke olacak.
*
Pandora’nın kutusu açıldı ve tüm kötülükler o zaman saçıldı dünyaya, bir bir ruhumuza damladı…
Kutu açıldıktan sonra içinde tek bir şey kalmıştı: Umut…
Umut kötü bir şey değil gibi gelir insana, onun varlığından güç alırız, değil mi? Yanılıyoruz. Umut sadece işkenceyi uzatır…
biliyor musun gözlerim dolu dolu. içimden salak diyorum kendime. biliyor musun bunu yazıcak başka kimse bile gelmedi aklıma. elimde bir şişem bile yok yatıştırsın beni. sonra doldurayım onu yalnızlığımla.
biliyor musun hep duvarlara bir şeyler fırlatmak istedim. kırmak, parçalamak bardakları. rahatlamak.
beraber bardak fırlatabileceğim, bir küçük açıp içelim mi karşılıklı diyecek kimsem olmadı. olsa öyle biri, mezeler yapsam. dertleşsek, sarhoş olsak gülsek böyle nedensiz yere sonra ağlasak yalnızlığımıza, lanetler okusak. vazgeçsek sonra birbirimize baksak, ‘yalnız değil miyiz?’ desek.
sonra gözlerine baksam. içinden ne geçiyor tahmin etmeye çalışsam. gülsek yine, hala çocuğuz dimi desek aynı anda. bardaklara baksak.
sonra ayrı yerlerde uyuyup, aynı rüyayı görsek.
güzel olmaz mıydı?
göbişlerini öptüklerim.
zaman geçiyor duyarsızlığında
kırık kadehlerin ve sönmüş sigaraların
kendinden emin kadınların
ve dolgun dudakların
hataların
hayal edilmiş...
gecenin şu karanlığında gördüğünüz bir parça ay gözlerinizi dolduruyorsa ve camı açıp bir...
BLUE OMBRE
Orly Snowcone
OPI What’s With The Cattitude?
OPI Ogre-The-Top Blue
OPI Dating a Royal
OPI Ski Teal We...